Bir Garip TÜRSAB Hikayesi (8) Seçim Çalışmaları Hızlandı, Kesenin Ağzı Açıldı.



Öncelikle herkese huzurlu ve mutlu bir yıl dilerim.

2025 yılının son aylarında TÜRSAB’ın 26.Olağan Genel Kurulu gerçekleştirilecek. Bağlıkaya’nın 2018 yılında göreve gelirken verdiği iki dönemden fazla başkanlık yapmanın önünü keseceği sözü hala hafızalarda. Bağlıkaya 2019 yılında ikinci kez başkan seçildi ve ikinci döneminin sonlarına doğru TÜRSAB TV ekranlarında 2022 yılının kasım ayındaki Genel Kurul’da aday olup olmayacağı sorusuna, üçüncü kez ve son kez aday olduğunu ifade ederek şöyle cevap vermişti:

‘ …Biz iki dönem derken, yasa teklifine bunu koyarken dört yıl olması kaydıyla iki dönem demiştik. Yani zaten toplamda sekiz yıl demiştik… Bir dönem dört yıl olmalı Ticaret Odalarındaki gibi ve bir başkan iki dönemden fazla aday olmamalı yani iki dönemden fazla başkanlık yapmamalı…’ 

TÜRSAB üyelerinin bir kısmı Bağlıkaya’nın sözünü tutup aday olmayacağı tezini savunurken; diğer bir kısmı ise ‘Üyelerim beni bırakmıyor, yapacak işlerim bitmedi…’ gibi selefinin kullandığı türlü bahaneler öne sürerek ya da ‘Yasal bir engel yok, son kez adayım…’ diyerek çark edip adaylığını açıklayacağını düşünüyor. 

Bazı meslektaşlarımız da Bağlıkaya’nın 2003 yılında yani bundan yirmiki yıl önce Genel Sekreterlik ile TÜRSAB serüvenine başladığını, farklı dönemlerde 2.Başkanlık dahil çeşitli görevler aldıktan sonra sekiz yıldır başkan olduğunu düşünerek ‘Bu kadar yeter.’ demesini bekliyor.

Ben şahsen Bağlıkaya’nın sözünü tutacağını ve aday olmayacağını düşünüyorum. Hep beraber yaşayıp göreceğiz.

Gelelim bu yazımdaki konumuza. Giriş cümlelerimle bağlantılı bir konu işleyeceğiz. İnfo gezileri.

İnfo gezileri başladı. Şayet çarkıfelek döndürülmüyorsa hangi BTK’nın hangi kriterlere göre hangi bölgeye gideceği ile ilgili karar nasıl veriliyor anlamak mümkün değil. Örneklerle açıklayayım. 

Harput BTK’ya ( Elazığ, Malatya, Tunceli, Bingöl) bağlı meslektaşlarımız Kıbrıs’a giderken, Kuzeydoğu Anadolu BTK’ya (Erzurum, Erzincan, Ağrı, Iğdır, Kars,Ardahan) bağlı meslektaşlarımız Mısır’a gittiler. 

Trakya BTK’ya (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) ve Marmaris BTK’ya (Muğla’nın Marmaris, Menteşe, Ula ve Datça ilçeleri) bağlı meslektaşlarımız ise Kapadokya’ya gittiler.

Bu arada ve öncelikle infolara katılan meslektaşlarımıza ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bu infolara kendi paralarınızla yani ödemiş olduğunuz aidatların bir karşılığı olarak katılıyorsunuz ve son kuruşuna kadar hakkınızdır. 

Ancak infolara katılım kriterleri ile ilgili olarak TÜRSAB Genel Merkez’den Bölge Temsil Kurulları’na gönderilen yazıda bir madde oldukça dikkatimi çekti. Neydi bu kriter?


‘Yapılan son Olağan Genel Kurula katılım sağlamış olması.’



Bu kriter insanın aklına şu soruları getiriyor.

1- Seyahat acentalarının Genel Kurula Katılım sağlayıp sağlamaması ile İnfo Turları’na katılma arasında nasıl bir bağlantı var?

2- Daha önceki yazılarımda (Bir Garip TÜRSAB Hikayesi (4) Üye Değil Müşteri... Her İşletmeye CRM Departmanı Lazım...) TÜRSAB üyelerinin üye değil müşteri olarak görüldüğü için Bağlıkaya’ya bağlı bir CRM (Müşteri  İlişkileri Yönetimi) departmanı kurulduğundan bahsetmiştim. Müşteriler (TÜRSAB üyeleri) oy vermeye gelen ya da gelmeyen diye fişlendiği de tescillenmiş oldu. CRM departmanı ‘müşteri’ olarak gördüğünüz TÜRSAB üyelerinin kime oy verme eğiliminde olup olmadığını fişlemek için mi kuruldu?   

3- Geçmiş yıllarda Genel Kurula katılım sağlayan ya da sağlamayan acentaların listesini Genel Kurul’da aday olan diğer gruplarla da paylaşacak mısınız yoksa bu bilgiyi sadece kendiniz mi kullanacaksınız? 

Madem Genel Kurul konusu gündeme girdi, yeri gelmişken 2019 yılında gerçekleşen 24. TÜRSAB Genel Kurulu’nda Genel Kurul tarafından alınan ‘TÜRSAB Genel Kuruluna İstanbul dışından katılım sağlayacak delegelerin ulaşım ve konaklamalarının TÜRSAB tarafından karşılanması.’ kararının Bağlıkaya tarafından uygulanmasını ve önerge sahiplerinin imzalarının arkasında durmasını ümit ediyorum.



Yönetim Kurulu kararı ile info turları, kongreler, fuarlar, sponsorluklar, hediyeler, danışmanlık firmalarına yapılan ödemeler ve yeni kurulan CRM Departmanı için TÜRSAB üyelerinin paraları harcanıyor ancak TÜRSAB’ın en üst karar organı olan Genel Kurul’un almış olduğu karar neden yok sayılıyor, anlamak mümkün değil. 

 

1618 sayılı kanunun 34.Maddesi açık : TÜRSAB Yönetim Kurulu’nun asli görevi Genel Kurulca alınacak kararları uygulamaktır.

Bu noktada Bağlıkaya’yı TÜRSAB’ın en üst karar mercii olan Genel Kurul’un aldığı kararı uygulamaya davet ediyorum.

Yazımı tüm bu yazdıklarımdan bağımsız olarak Çinli filozof, eğitimci ve yazar Konfüçyüs’ün şu sözü ile sonlandırıyorum.

‘Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen kişidir.’

İki hafta sonra görüşmek üzere…

Kalın sağlıcakla

M.Nezih HACIALİOĞLU
TATİLAY TURİZM ve BOOK 4 BED TURİZM Seyahat Acentaları Yönetici Ortağı
23.Dönem TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi